DOLAR48,26
EURO55,97
GR. ALTIN6.889
BIST14.381
BITCOIN3.757.429
GÜNDEM

KVKK Başkanı Bilir’den ebeveynlere “dijital iz” uyarısı

Türk İnternet Medya Birliği (TİMBİR) Başkanvekili ve Star Gazetesi Yazarı Cüneyd Altıparmak, Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK) Başkanı Prof. Dr. Faruk Bilir ile çocukların kişisel verilerinin korunması, sosyal medyada çocuklara ait içeriklerin paylaşılması ve yapay zekâ çağında ortaya çıkan riskler üzerine bir röportaj gerçekleştirdi.

31 Ağustos 2026 313 okunma 11 dk okuma
KVKK Başkanı Bilir’den ebeveynlere “dijital iz” uyarısı

ANKARA - BHA 

Star Gazetesi Yazarı Cüneyd Altıparmak, Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK) Başkanı Prof. Dr. Faruk Bilir ile çocukların çevrim içi dünyadaki varlığını, ebeveynlerin sosyal medya paylaşımlarını, eğitimde yapay zekâ kullanımını, sosyal medya platformlarındaki yaş sınırlarını ve çocukların kişisel verilerinin korunmasına yönelik hukuki gelişmeleri konuştu.

Röportaj şöyle:

"ÇOCUKLARIN KİŞİSEL VERİLERİ İŞLENİRKEN KENDİLERİNE ÖZGÜ İHTİYAÇLAR DİKKATE ALINMALI"

"Hocam, öncelikle vakit ayırdığınız için teşekkür ederim. Bugün çocuklarımız doğdukları andan itibaren, hatta bazen anne karnındaki ultrason görüntüleriyle başlayarak dijital bir ayak izi bırakıyorlar. Çocukların kişisel verilerinin korunmasının, yetişkinlerden tamamen farklı ve özel bir önem taşımasını hukuki düzlemde nasıl temellendiriyorsunuz?"

Başkanı Prof. Dr. Faruk Bilir, "Çocuklar bugün eğitimden eğlenceye, iletişimden sosyal medyaya kadar günlük yaşamlarının pek çok alanında dijital teknolojilerle etkileşim halindedir. Bu durum, çocukların kişisel verilerinin giderek daha fazla ve farklı amaçlarla işlenmesini de beraberinde getirmektedir. Bununla birlikte çocuklar, yaşları ve kavrama kapasitelerine bağlı olarak kişisel verilerinin hangi kapsamda işlendiğini, bu işleme faaliyetlerine ilişkin haklarını ve veri işlemenin doğurabileceği sonuçları her zaman yetişkinlerle aynı ölçüde anlayıp değerlendiremeyebilir. Bu durum, çocukları kişisel verilerin işlenmesinden kaynaklanabilecek riskler karşısında özel korumaya ihtiyaç duyan bir grup haline getirmektedir. Bu çerçevede, çocukların kişisel verileri işlenirken kendilerine özgü ihtiyaçların dikkate alınması ve yetişkinlere kıyasla daha yüksek bir koruma düzeyinin gözetilmesi önem taşımaktadır" dedi.

DAHA DOĞMADAN BAŞLAYAN DİJİTAL AYAK İZİ

"Ülkemizdeki temel mevzuata gelirsek; 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nu (KVKK) incelediğimizde çocuklara özel, müstakil bir madde olmadığını görüyoruz. Bu durum pratikte bir boşluk yaratıyor mu? Kanun'un mevcut mekanizmaları çocukların haklarını korumada nasıl bir işlev görüyor?"

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nda çocukların kişisel verilerine özgü ayrı bir düzenleme bulunmamaktadır. Ancak bu durum, çocukların kişisel verilerinin Kanun'un koruması dışında olduğu anlamına gelmemektedir. Kanun'da yer alan genel ilkeler, kişisel veri işleme şartları, aydınlatma yükümlülüğü, ilgili kişi hakları ve veri güvenliğine ilişkin yükümlülükler gibi düzenlemeler, çocukların kişisel verilerinin işlenmesi bakımından da geçerlidir. Bununla beraber, Kanun hükümleri çocuklar bakımından uygulanırken çocuğun üstün yararının gözetilmesi, yaşının ve kavrama kapasitesinin dikkate alınması önem taşımaktadır. Örneğin, sunulan ürün veya hizmetin hedef kitlesini çocukların oluşturduğu durumlarda aydınlatma yükümlülüğü çocukların algı düzeyine uygun şekilde yerine getirilmelidir. Bu kapsamda bilgilendirici metinler daha sade, açık ve anlaşılabilir bir dille hazırlanabilir; gerektiğinde resim ve diğer görsel unsurlarla desteklenebilir. Bunun yanı sıra, çocukların kişisel verilerinin işlendiği süreçlerde, işlenen verilerin niteliği ve veri işleme faaliyetinin çocuklar bakımından ortaya çıkarabileceği riskler göz önünde bulundurularak uygun teknik ve idari tedbirler alınmalıdır. Çocukların kişisel verilerine ilişkin haklarını bilmelerini ve bu hakları kullanabilmelerini destekleyecek uygun politika ve mekanizmaların geliştirilmesi de kişisel verilerinin etkin bir şekilde korunmasına katkı sağlayacaktır.

"Hocam adeta bir akıma dönüşen, ebeveynlerin çocuklarının fotoğraf ve videolarını sosyal medyada paylaşması çok yaygınlaştı. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz, ailelere neler söylersiniz?"

Ebeveynlerin çocuklarının fotoğraf ve videolarını sosyal medyada paylaşması günümüzde oldukça yaygın bir durum olmakla birlikte bu tür paylaşımlar, çocuğun kişisel verilerinin geniş bir çevreye ulaşmasına ve uzun süre varlığını sürdürecek bir dijital iz oluşmasına neden olabilir. Ebeveynler açısından günlük yaşamdan bir kesitin paylaşılması gibi görünen bu içeriklerin kimlere ulaşacağını ve sonrasında nasıl kullanılacağını kontrol etmek her zaman mümkün olmayabilir. Ayrıca paylaşımda çocuğun bulunduğu yer, okulu, günlük rutinleri veya özel yaşamına ilişkin bilgilerin yer alması, mahremiyet ve güvenlik açısından ilave riskler doğurabilir. Paylaşım anında ebeveyn açısından sıradan veya masum görünen bir içeriğin, çocuk büyüdüğünde rahatsızlık duyabileceği ya da özel yaşamına müdahale olarak değerlendirebileceği bir içeriğe dönüşmesi de mümkündür.

Bu nedenle ebeveynlerin paylaşım yapmadan önce içeriğin niteliğini, kimlerin erişebileceğini ve paylaşımın çocuk açısından zaman içerisinde ortaya çıkarabileceği sonuçları değerlendirmeleri önemlidir. Özellikle çocuğun özel yaşamına ilişkin veya mahremiyeti ve güvenliği açısından risk oluşturabilecek içerikler konusunda daha ihtiyatlı davranılmalıdır. Çocuğun yaşı ve kavrama kapasitesi elverdiği ölçüde, fotoğraf ve videolarının paylaşılmasına ilişkin görüşünün dikkate alınması da önem taşımaktadır. Bu konuda temel yaklaşım, ebeveynlerin paylaşım tercihlerinde çocuğun mahremiyetini ve güvenliğini gözetmeleri, paylaşımın çocuk açısından uzun vadeli sonuçlarını dikkate almaları olmalıdır.

"Bir başka sorun ise sosyal medya platformlarının durumu. Bu platformların çocukların kişisel verilerinin korunması konusunda ne gibi sorumlulukları bulunmakta, aileler ne beklemeli, ne talep edebilir bu platformlardan?"

Sosyal medya platformları, çocukların kişisel verilerini işlerken 6698 sayılı Kanun'da yer alan genel ilkelere ve kişisel veri işleme şartlarına uygun hareket etmek, aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmek ve kişisel verilerin güvenliğini sağlamak gibi yükümlülüklere tabidir. Bununla birlikte, çocukların dijital ortamlarda karşılaşabilecekleri riskler dikkate alındığında, platformların Kanun'dan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmelerinin yanı sıra çocuklara yönelik hizmetlerinde daha koruyucu bir yaklaşım benimsemeleri de önem taşımaktadır.

Bu kapsamda, yalnızca riskler ortaya çıktıktan sonra müdahale edilmesi yeterli görülmemeli, hizmetlerin tasarım aşamasından itibaren çocukların mahremiyeti gözetilmeli ve ortaya çıkabilecek risklerin mümkün olduğunca azaltılması hedeflenmelidir. Bu noktada tasarımdan itibaren mahremiyet ve varsayılan olarak mahremiyet yaklaşımları öne çıkmaktadır. Bu doğrultuda, çocuk hesaplarında daha yüksek düzeyde mahremiyet sağlayan ayarların varsayılan olarak uygulanması, konum veya iletişim bilgileri gibi verilerin diğer kullanıcılar tarafından görünürlüğünün sınırlandırılması ve bildirimler ile ayar mekanizmalarının çocukların kolaylıkla anlayabileceği şekilde tasarlanması, bu yaklaşımların somut yansımaları arasında sayılabilir.

Bunun yanı sıra çocukların çevrim içi davranışlarından hareketle kapsamlı biçimde profillenmesi, kişisel verilerinin davranışsal reklamcılık amacıyla kullanılması veya kişisel verilerinin kullanıldığı öneri sistemleri aracılığıyla zararlı olabilecek içeriklere yönlendirilmesi gibi hususlar, çocukların mahremiyeti ve diğer hakları bakımından dikkatle değerlendirilmelidir. Öte yandan çocukları korumak amacıyla alınan tedbirlerin, çocukların mahremiyetine yönelik ölçüsüz bir müdahaleye dönüşmemesi ve bu amaç için gerekli olandan daha fazla kişisel veri işlenmemesi gerektiği de vurgulanmalıdır.

Diğer taraftan, yaşa uygunluk da çocukların dijital ortamlarda korunması bakımından önemli bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. Çocukların yaşlarına ve gelişim düzeylerine uygun hizmet ve içeriklerle karşılaşmalarına yönelik tedbirler, çevrim içi ortamların çocuklar açısından daha güvenli hale getirilmesini destekleyecektir. Bu doğrultuda, geçtiğimiz aylarda Resmî Gazete'de yayımlanan bir düzenleme ile sosyal ağ sağlayıcılarının 15 yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunamayacağı hükme bağlanmıştır. Söz konusu düzenlemenin, yürürlüğe girmesi ile birlikte, çocukların dijital ortamlarda daha güvenli bir şekilde var olmalarına ve karşılaşabilecekleri risklerin azaltılmasına önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum.

PLATFORMLARA "ÇOCUK DOSTU TASARIM" SORUMLULUĞU

"Bu izahatınızdan sonra aklıma şu soru geliyor. KVKK ne yapıyor? Sosyal medya platformlarında çocukların kişisel verilerine ilişkin ihlal iddiaları karşısında Kişisel Verileri Koruma Kurulu ne tür müdahalelerde bulunabiliyor?"

6698 sayılı Kanun uyarınca Kurul, yalnızca kendisine iletilen şikâyetler üzerine değil, bir ihlal iddiasını öğrenmesi durumunda resen de görev alanına giren konularda inceleme yapabilmektedir. İnceleme sonucunda ihlalin varlığının anlaşılması halinde ise Kurulun verebileceği kararlar idari para cezası uygulanması ile sınırlı değildir. Bu kapsamda tespit edilen hukuka aykırılıkların veri sorumlusu tarafından giderilmesine karar verilebilmekte ve bu kararın tebliğden itibaren gecikmeksizin ve en geç otuz gün içerisinde yerine getirilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla Kurul tarafından gerçekleştirilen incelemelerde temel yaklaşımımız, ihlali tespit edip yalnızca ceza vermek değil, ihlalin ortadan kaldırılmasını sağlamak ve aynı nitelikteki ihlallerin tekrarını önlemektir.

Kurul, inceleme yetkisini sosyal medya platformları bakımından da kullanmaktadır. Örneğin, internet ve sosyal medya platformlarında yer alan muhtelif haber ve şikâyetlerden hareketle TikTok hakkında resen inceleme başlatılmış; inceleme neticesinde Kurulun 2023/134 sayılı Kararı ile veri sorumlusuna idari para cezası uygulanmasına ve tespit edilen hukuka aykırılıkların giderilmesine yönelik talimatlar verilmesine karar verilmiştir.

Ayrıca bu yıl içerisinde TikTok, Instagram, Facebook, YouTube, X ve Discord platformlarında çocukların kişisel verilerinin nasıl işlendiği ve hangi tedbirlerin alındığı hususlarında Kurul tarafından resen inceleme başlatılmasına karar verildiğini kamuoyuna duyurduk. Söz konusu incelemelere ilişkin süreç devam etmektedir.

EĞİTİMDE YAPAY ZEKÂ: FIRSATIN YANINDAKİ MAHREMİYET RİSKİ

"Dijitalleşmenin getirdiği bir başka durum ise yapay zeka kullanımı. Artık meslek birlikleri ilkeler yayınlıyorlar. Kurallar koyuyorlar. Özellikle eğitim alanında durum daha yeni. Siz, eğitimde yapay zekâ kullanımını çocukların kişisel verilerinin korunması bakımından nasıl değerlendiriyorsunuz?"

Eğitim alanında yapay zekâ sistemlerinden, öğrenme içeriklerinin öğrencilerin ihtiyaçlarına göre uyarlanması, öğrenme süreçlerinin desteklenmesi ve öğrencilerin performanslarının değerlendirilmesi gibi farklı amaçlarla giderek daha fazla yararlanılmaktadır. Bu sistemler, öğrencilere daha hızlı ve kişiselleştirilmiş geri bildirim sunulması, öğrencilerin zorlandıkları alanların belirlenmesi ve eğitimcilere öğrencilerin gelişimleri hakkında destekleyici bilgiler sağlanması gibi imkânlarla eğitim süreçlerinin daha verimli bir şekilde yürütülmesine katkı sağlayabilmektedir.

Bununla birlikte, eğitimde yapay zekâ kullanımında bu sistemlerin sağlayabileceği faydalar kadar çocuklar açısından ortaya çıkarabileceği mahremiyet ve veri koruma riskleri de dikkate alınmalıdır. Olası riskler sistemlerin kullanımından önce ve kullanım süresince değerlendirilmeli; çocukların kişisel verilerinin işlendiği yapay zekâ uygulamalarında çocuğun üstün yararı temel değerlendirme ölçütlerinden biri olarak gözetilmelidir.

"Çocukların kişisel verilerinin korunmasında, onları yalnızca korunması gereken bireyler olarak görmek yeterli mi? Çocukların kendi kişisel verileri ve mahremiyetleri konusunda bilinçlendirilmesine dair ne düşünüyorsunuz?"

Çocukların kişisel verilerinin korunmasında, onları yalnızca korunması gereken bireyler olarak görmek elbette yeterli değildir. Çocukların dışarıdan gelebilecek risklere karşı korunmalarının yanı sıra, kendi kişisel verileri ve mahremiyetleri konusunda yaşlarına ve kavrama kapasitelerine uygun şekilde bilinçlendirilmeleri de gerekir. Çocuklarda kişisel verilerin korunmasına ilişkin farkındalığın erken yaşlardan itibaren geliştirilmesi, veri korumada önleyici yaklaşımın önemli bir parçasıdır.

Günümüzde çocuklar dijital dünyayla erken yaşlarda tanışmakta ve günlük yaşamlarının önemli bir bölümünü çevrim içi ortamlarda geçirmektedir. Fotoğraf veya video paylaşırken, oyun oynarken, çevrim içi eğitim platformlarını kullanırken ya da farklı dijital hizmetlerden yararlanırken çocukların çeşitli kişisel verileri işlenebilmektedir. Bu nedenle çocukların hangi bilgilerin kişisel veri niteliği taşıdığını, bu bilgileri paylaşırken nelere dikkat etmeleri gerektiğini, dijital ortamda yapılan bir paylaşımın ne gibi sonuçlar doğurabileceğini ve karşılaştıkları bir sorun karşısında kimlerden destek isteyebileceklerini bilmeleri önem taşımaktadır.

Burada amaç; çocukları dijital dünyadan uzak tutmak değil, bu ortamda daha bilinçli ve güvenli şekilde var olabilmelerini desteklemek olmalıdır. Bu nedenle çocuklara "kişisel verilerini paylaşma" şeklinde genel uyarılarda bulunmak yeterli değildir. Çocukların hangi bilgilerin neden korunması gerektiğini, bir paylaşımın hangi durumlarda risk oluşturabileceğini ve paylaşım yaparken nelere dikkat etmeleri gerektiğini anlayabilmeleri önemlidir. Bu bilgilerin çocukların günlük yaşamlarında karşılaşabilecekleri durumlarla ilişkilendirilerek açık, anlaşılır ve somut bir biçimde aktarılması, farkındalığın geliştirilmesi açısından faydalı olacaktır. Çocuklara aktarılan bu bilgilerin yetişkinlerin kendi davranışlarıyla da desteklenmesi ise çocuğun mahremiyetine saygı gösteren bir çevrenin oluşmasına katkıda bulunacaktır. Öte yandan çocukların bilinçlendirilmesi, kişisel verilerin korunmasına ilişkin sorumluluğun çocukların üzerine bırakılması anlamına gelmemelidir. Çocukların her riski öngöremeyebileceği, hata yapabileceği ve gerektiğinde yetişkinlerin desteğine ihtiyaç duyabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.

Sonuç olarak hedefimiz; çocukları yalnızca dijital dünyanın risklerinden korumak değil; kişisel verilerinin ve mahremiyetlerinin önemini bilen, paylaşmadan önce düşünen, haklarının farkında olan ve gerektiğinde destek isteyebilen bireyler olarak yetişmelerine katkı sağlamak olmalıdır.

MAHREMİYET BİLİNCİ OYUNA VE OKULA TAŞINIYOR

"Son olarak Kurumun çocuklara yönelik yürüttüğü çalışmalara değinelim. KVKK bünyesinde çocuklara özel bir bölüm olduğunu, eğitici seriler yayımlandığını biliyoruz. Merakla beklenen "Tekno Dünya'ya Yolculuk" dijital oyununun durumu nedir ve diğer farkındalık projeleriniz hakkında bilgi verebilir misiniz?"

Kişisel verilerin korunmasına ilişkin farkındalığın erken yaşlarda kazandırılması, mahremiyet bilincinin güçlenmesine ve veri koruma kültürünün yerleşmesine katkı sağlamaktadır. Bu kapsamda çocukların ve gençlerin kişisel verilerin korunması konusunda bilinçlendirilmesi, Kurumumuzun farkındalık çalışmalarında özel önem verdiği alanlardan birini oluşturmaktadır.

Bu kapsamda, Kurum internet sitesinde yer alan "KVKK Çocuk" bölümü üzerinden çocuklara, ebeveynlere ve veri sorumlularına yönelik çeşitli bilgilendirici içerikler sunuyoruz. Çocukların kişisel verilerinin korunması ve mahremiyet konularını yaşlarına uygun ve ilgi çekici içeriklerle öğrenmelerini desteklemek amacıyla "Verican ile Kişisel Verileri Öğreniyorum", "Verinaz ile Dijital Maceralar" ve "Hacivat ve Karagöz ile Kişisel Verilerimi Öğreniyorum" gibi eğitici seriler hazırladık. Bunun yanı sıra çocukların kişisel verilerinin korunması konusunda dikkat edilmesi gerekenlere yönelik çeşitli broşürler yayımladık. Yapay zekâ araçlarının çocuklar tarafından kullanımının giderek yaygınlaşmasını dikkate alarak ebeveynlere rehberlik etmek amacıyla "Yapay Zekâ Araçları Kullanan Çocuklar için Ebeveynlere Yönelik Tavsiyeler" dokümanını hazırladık. Ayrıca "Çocuğunuz Akıllı Telefon Kullanmaya Hazır Mı?" ve "Kişisel Verilerinin Kahramanı Olmaya Hazır Mısın?" başlıklı testleri de kullanıma sunduk. Bahsettiğim bu içeriklerin tümüne Kurum internet sitesinden ulaşılabilmektedir.

Ayrıca çocukların dijital dünyada teknolojiyi bilinçli ve güvenli bir şekilde kullanmalarını desteklemek ve problem çözme becerilerinin gelişimine katkı sağlamak amacıyla "Tekno Dünya'ya Yolculuk" isimli bir dijital oyun tasarladık. Oyunda çocuklar; kişisel veri, mahremiyet, güçlü parola oluşturma, zararlı yazılımlar, çevrim içi güvenlik ve yapay zekâ gibi konularda bilgilerini eğlenceli bir şekilde sınarken yeni bilgiler edinme fırsatı da bulabileceklerdir. Bu oyun da yakın zamanda kamuoyu ile paylaşılacaktır.

Farkındalık çalışmalarımızı doğrudan eğitim ortamlarına taşıyan projeler de yürütüyoruz. Bu çerçevede Milli Eğitim Bakanlığı ile iş birliği içerisinde gerçekleştirdiğimiz "KVKK Okulda Projesi" ile okul çağındaki gençlerde kişisel veri farkındalığı oluşturmayı, dijital mahremiyet konusunda bilinç kazandırmayı ve kişisel verilerin korunmasına yönelik pratik bilgiler aktarmayı amaçladık. Proje kapsamında öğrencilere güçlü parola oluşturma, güvenli çevrim içi alışveriş, internet ortamında bilgi paylaşırken dikkat edilmesi gereken hususlar ve sosyal medyada kişisel verilerin korunması gibi konularda bilgilendirmeler yaptık.

Dijital okuryazarlık ve kişisel veri farkındalığını daha geniş bir eğitim çevresinde güçlendirmek amacıyla "Güvenli Gelecek İçin Dijital Okuryazarlık Projesi"ni de hayata geçirdik. Farklı illerde gerçekleştirilen seminerlerde, dijital okuryazarlık ve kişisel verilerin korunması konularında okul müdür yardımcıları, rehber öğretmenler ve bilişim teknolojileri öğretmenleri ile bilgi paylaşımında bulunduk.

Kurum olarak çocukların kişisel verilerinin korunmasına yönelik çalışmalarımızda farkındalık faaliyetlerine önemli bir yer veriyoruz. Bu doğrultuda, çocukların kişisel verilerin korunması ve mahremiyet konularındaki farkındalıklarını artırmaya yönelik çalışmalarımızı sürdüreceğiz.

"Hocam bu kıymetli ve aydınlatıcı açıklamalarınız için çok teşekkür ederim. Hem yasal sınırları netleştirdiniz hem de dijital geleceğe dair çok önemli uyarılarda bulundunuz."

Ben de şahsınızda Star Gazetesine teşekkür ederim Cüneyd Bey. Çocuklarımızın geleceğini korumak, onların verilerini korumaktan geçer. Bu vesileyle tüm ebeveynleri ve dijital sektör temsilcilerini daha hassas davranmaya davet ediyorum.

Kaynak: BHA

Paylaş X Facebook

Yorumlar 0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

Yorumlar moderasyondan sonra yayımlanır. Hakaret ve reklam içerenler onaylanmaz.

GÜNDEM kategorisindeki diğer haberler

Sonraki haber yükleniyor…

Deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanıyoruz. Detaylar için Çerez Politikası.

Marka Flower Çiçekçi